EĞİTEMEDİKLERİMİZ

Sürekli eğitimin öneminden bahseder dururuz. Bir süre sonra da artık önemini anlatmak yerine harekete geçmemiz gerektiğini de vurgularız.

Eğitim ailede başlayıp okullarda devam etse de bazen öyle insanlarla karşılaşırız ki eğitimi kabul edemeyen ve etkisini gösteremeyen; sanırım zincir orda kopar.

Eğitemediklerimizin de mümkün olduğu bir dünyada yaşadığımızın farkına varmış olmakla yüzleşiriz.

Eğitemediklerimiz ise aslında farklı bir aşamadan geçmiş ve belli yerlere sabitlenmiş olanlardır. Sabitlendiği yere o kadar inanmışlar ki siz ne derseniz deyin veya nasıl bir kanıt sunarsanız sunun kendini aşamayan insanlar silsilesi olarak çıkar karşımıza.

Bazen insanların bu sabit fikirliliklerini anlayamıyor olsak da sadece cahil deyip geçemeyeceğimiz bir insan popülasyonu karşımıza çıkmakta.

Zamanında aldığı eğitim ne kadar zorlayıcı veya ne kadar içlerine işlemişse o derece tek noktaya takılıp kalan ve alternatifleri asla araştırmayan bir nesil türemiş olması da sürpriz olmaz.

Belki de zamanında verilmiş ve alınmamış eğitim veya yetiştirilme tarzı sorgulanmalı ve bundan nasıl vazgeçileceği araştırılmalıdır ama eğitemediklerimiz eksikliklerinin farkında değil ve eksiklik gibi görmedikleri için de bu mümkün olmamakta.

Her zaman çevre, sistem vs. gibi tek bir yerde aramak da doğru değil bu durumda. Belki de bireyin bünyesinin zorlanmaması gerekmekte ki genelde de zorlandığı zaman ters tepmekte bu durum daha kötü sonuçlara yol açabilmekte.

Belki de insanları sadece eğitim değil sanatla da yoğurmak gerekir ki sanatla uğraşan ve seven insanlar genelde de değişikliklere açık olabilmekte.

Yaratılan değişiklik olumlu sonuçlar doğuracaksa da neden bu değişikliği kabullenmeyelim ve dünyamızı daha iyi bir yer haline getirmeyelim ki diye düşünmeden edemiyor insan.

Eğitemediklerimizin asıl sorunu da zaten değişime ve sanata, bilime, teknolojiye direnmeleri değil mi asıl sorunları ki bunu da aşmanın en etkili yolu bireyler henüz benliklerini bulmadan sanatla ve edebiyatla asıl benliklerini bulmalarına yardımcı olabilmektir.

Renklerle, notalarla, kelimelerle dünyaya renk katılması en nihayetinde eğitemediklerimize de almaları gereken mesajı iletecektir.

Sonuçta kayıtsız kalmaları da bir yere kadar …

Yazar ve Şair Betül FIRAT

Yorum Yap