YAŞ ALMAK

Zamanı henüz durdurabilen çıkmadı. Diğer yandan yaşlanmayı engelleyebilen de çıkmadı. Doğanın kanunu olarak her şeyin bir ömrü bulunmakta.

Henüz çocuk yaşlardayken geçmiyor gibi gelen ve hemen büyüyebilmek endişesi ile belli bir yetişkinlik seviyesinde hızlı geçiyor gibi gelen zamanla birlikte ömrü tüketmiş olma endişesi ölümüne kapışır.

Halbuki zaman kendi seyrinde akmakta, kimse için akışı değişmemektedir. Acelemiz varsa yavaş akıyor gibidir ve bir türlü ulaşamayız istediğimize. Oysa ki yetişme telaşımız yoksa da hızlıca ellerimizin arasından kayıp gidiyor hissine kapılırız.

Yaş almak da zamanın akmasından ve bizdeki değişimlerden biridir. Kimse bir önceki senesindeki kişi değildir. “Sene seneyi aratır.” sözünün tam karşılığı bu olsa gerek.

Alınan yaşlar elbette ki kötü değildir. Her yaşın da ayrı bir anlamı ve güzelliği var. Depresyona sokan dönümler haricinde hepsinin keyfini ayrı sürmek gerekli.

Mesela önceki yıllarımıza nazaran daha olgunuzdur, daha bilgiliyizdir. Belki de daha kararlı ve daha bilinçliyizdir.

Geçen zaman illaki herkese bir şeyler öğretmiştir. Zaman içinde yaşanılanlar, çevremiz ve dünya bir değişimin içerisindeyken bizim değişmemiş olmamız mümkün değil. “Görmeyeli hiç değişmemişsin.” diyenlere itibar etmeyiniz. Biraz daha akıllanmış, belki birkaç tel beyaz fazlalığımız ve bir çizgi de olsa kırışıklığımız artmış olabilir.

Belki de sevinmek gerek bu duruma. Ya çok kötü hissettiğimiz bir anın içine hapsolsaydık ne yapardık. Ya hiç bitmeyecek sandığımız şeyler bittiğinde hissettiğimiz rahatlama duygusu olmasaydı. Düşünmek bile korkutucu.

Eeee… hissettiğimiz mutluluk da sonsuza kadar sürmüyor zaten ki acısı ve tatlısıyla yaşanmalı hayat.

Aslında bir yerde de iyi zamanın akması. Mesela yeni fırsatlar için açılan kapılar, eski hatalara düşmemek ve yapılacak yeni şeylerimizin olması da güzel olsa gerek. Adı üzerinde ‘Yeni’ olan her şey güzeldir.

Dezavantajken, avantaja döndürdüğümüz olmuyor mu zamanı. Mesela sınavla geçen eğitim hayatına dönmek isteyenlerin sayısının az olduğunu düşünebiliriz. Hayata atılma süreçlerinin de geride kalmış olması yeterince kulağa hoş geliyor.

Belki de yaş almak o kadar da kötü değildir en azından gençler ve yetişkinler için. Kendi kararlarını alabilmek, özgürlük duygusu ve kimseye bağlı olmadan yaşayabilmek gibi uzun bir liste yapılabilir.

Her konu için ayrı bir yaş yeterliliği gerekmekte mesela.

Yaş almayı dert etmek yerine zamanı en iyi şekilde kullanabilmek de bir seçenek…

Yazar ve Şair Betül FIRAT

Yorum Yap