OLDUĞU GİBİ

Her zaman bir şeyleri değiştirmek isteriz. Bazen de olduğu gibi kabullenmek gerekir hayatı; özellikle de değiştiremedikleriniz için yapılacak bir şey kalmadıysa.

İnsanları da olduğu gibi kabul etmeli; ısrarla değiştirilmeye çalışılmamalı.

Değiştirebileceklerimiz için güç, değiştiremeyeceklerimiz için de sabır gerekli bize ya da olduğu gibi kabul edebilmek için metanet gerekli.

Hayatı ve toplumları anlamaya çalışmakla bir ömür tüketiriz. Halbuki onları yaşamak ve kabullenmekle kendimize odaklanabiliriz.

Bunlardan daha önemlisi de kendimizi de olduğumuz gibi kabul etmekte yatar. Tabii ki istemediğimiz özelliklerimizi imkanlar ölçüsünde değiştirmek mümkün ama değiştiremiyorsak da kabullenmek daha akılcı.

Bütün bir hayatı hayıflanarak geçirmektense geçmişi de olduğu gibi kabul etmek gerekli.

Hayat bizim hayatımızsa; bu şekilde kabullenemeyenler için çok da fazla yapacak bir şey yok aslına bakarsanız. Kendimizi kabul ettirmeye çalışmak deveye hendek atlatmaktan daha zor bir eylem.

Bu aşamada da değerler ve diğerlerini ayırmak yeterince iyi bir çözüm olsa gerek. Sürekli değişime zorlanmanızdansa kangren olan yeri kesip atmak daha kolaydır.

Karşınızdakiyle savaşmak yerine olduğu gibi kabullenebilecekleri tercih etmek de bir şeydir.

Sizin değerinizi hesap yöntemiyle yapanlar için zaten kabullenilmeyi beklemek bir hata olacaktır. Herkesin tartısına güven olmaz ve herkes kendi açısından değerlendirecektir.

Bu çizgiyi kendimizin belirlemesi gerekmektedir; başkalarının gözüne göre değil.

Ufak bir tüyo; sizi olduğu gibi kabullenenler katlanabilirler ve katlanamayanlara bakarsanız sizi hiç benimsememişler diyebiliriz.

Değişim elbette ki olmalı ama kimisi değişimleri de kabullenmez.

Önemli olan ise olanı ve olmayanı bilip kabullenmekte yatar.

Yazar ve Şair Betül FIRAT

Yorum Yap